1.  

           Sabır; sözlükte dayanmak, göğüs germek, sebat etmek gibi anlamlara gelmektedir.
    Bütün ahlaki güzellikleri içine alan sabrın dinimizdeki önemi çok fazla olduğu gibi insanlara Allah’ın rızasını kazandırabilecek güzel bir davranış, güzel bir haldir.
    Sabır; güzel ahlakın merkezi olmakla beraber cennet nimetlerine kavuşma yolunda çok önemli bir davranıştır. Kuran-ı Kerim’de yetmiş küsur yerde sabırdan bahsedilmekle beraber bu ayeti kerimelerde Peygamberimize(sav) ve bütün mü’minlere Allah tarafından tavsiye ve emir edilmektedir.
    Ayet-i Kerimede şöyle buyrulmaktadır:
    “Rabbinin hükmüne sabret! Zira sen gözetimimiz altındasın”(Tur suresi.48)
    Diğer bir ayette de şöyle buyrulmaktadır:
    “Allahtan yardım isteyin ve Sabredin”(Araf Suresi.128)

    Yüce Allah bir sabır abidesi olan Hz.Eyyup(a.s) için:
    “Biz onu her hususta sabırlı bulduk, O ne güzel kuldu! Daima Allah’a yönelirdi”(Sad Suresi.44) buyurmuştur. Bu ayetle birlikte Eyyup(a.s) Allah’ın övgüsüne mazhar olmuştur.

    Lokman(a.s)’da oğluna şöyle nasihatte bulunmuştur:
    “Yavrucuğum! Namazını kıl,iyilikleri emret,kötülüklere meydan verme,başına gelene sabret!..İşte bunlar azmedilmeye değer işlerdir!”(Lokman Suresi.17)

    Sabrın en önemli hususlarından birisi de elbette musibetle ilk karşılaşıldığı zamanda gösterilmesidir. Bunla ilgili olarak evladını veya bir yakınını kaybetmiş bir kimsenin ilk andaki sabır ve teslimiyeti çok önemlidir.
    Bununla ilgili olarak Hadis-i Şerifte şöyle buyrulmaktadır:
    “Hakiki sabır musibetle ilk karşılaşıldığı anda gösterilebilendir”(Buhari)
    Sabır konusunda Rıza-i İlahiye ye ulaşmak için enbiya ve evliyaların varlıkta ve darlıkta göstermiş olduğu hallerinden örnek alıp uygulamak gerekmektedir. Çünkü Allah’ın rızasına nail olmak için sabretmeye mecburuz.
    Nitekim Hz.Eyyup(a.s)’ın şu hali darlık halinde gösterilen sabra çok güzel örnek teşkil etmektedir. Hz.Eyyup(a.s)’ın hanımı Rahime Hatun kendisine; “Sen peygambersin, duan makbuldür. Çok muzdarip ve hasta bir haldesin. Dua et şifaya nail ol” der. Hz.Eyyup(a.s) ise “Allah bana seksen sene sıhhat verdi. Hastalığım ise daha seksen sene olmadı. Ancak kısa zamandan beri muzdaribim, hastayım. Cenab-ı Allah’tan sıhhat talep etmeye teeddüb ederim” buyurdu. Nihayetinde bu yüksek yaratılışlı peygamber, dillere destan olan ve sabrının sonucunda eski sıhhatine ve sağlığına kavuşmuştur.
    Bizlerde darlıkta Allah’ın rızasına nail olabilmek ve İslamı samimi bir imanla yaşayabilmek için bu abide şahsiyetlerin bu hallerini örnek almamız ve uygulamamız gerekmektedir.
    Yüce Allah Asr Suresi’nde de şöyle buyurmaktadır:
    “Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyan içindedir.Bundan ancak, iman edip ve Salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır…”(Asr Suresi)

    Cenab-ı Hak, cümlemizi sabırla mütehalli eylesin! Cümle enbiya ve evliyaların sabır ve sadır genişlinden bir hissede bizlere nasip eylesin.Takatimizi aşan imtihanlardan da muhafaza eylesin!..

    İsmail TÜRKMENOĞLU, Kilis, 22.04.2013