1.       ÂLEMLERİN SULTANI, GÖNLÜMÜN GÜLÜ SEVGİLİ PEYGAMBERİM; 
     Rebiül-evvel ayının on ikinci günü pazartesi sabahı. Sabahın ilk ışıklarıyla dünya başka bir dünya, kâinat başka bir kâinat, Mekke başka bir Mekke oldu. Bütün Yahudiler bütün kâhinler senin geleceğini tüm insanlara haber veriyorlardı. Sonra nur topu gibi bir çocuk dünyaya geldi.


    Sen dünyaya geldin yeryüzüne bereket geldi, bolluk geldi, rahmet geldi. Sen dünyaya geldin sana Muhammed dediler. Sen geldin yeni bir devir açıldı. Sen dünyaya geldin artık kâinatta küfür ve zulüm kalkacak, şirk ve kötülük kalkacaktı. Ve sen büyümeye başladın, herkes sana Muhammedül-Emin diyordu. Çünkü sen güvenilir, insanlara karşı şefkatli, doğru ve sadık bir insandın. Çünkü sen Muhammedül-Emin’din.
         Ve yaşın ilerledi, kırk yaşına geldin. Peygamberlik geldi sana. Sen peygamberlerin sonuncusu, âlemlerin sultanısın. Önce Mekke’yi İslam’a davet ediyorsun. Fakat müşriklerin küfürleri ve inatları senin İslam’ı yaymana, İslam’ı anlatmana engel oluyorlardı. Sen kabileler arasında İslam’ı anlatıyordun. Sana sihirbaz, kâhin, şair diyorlardı. Sen sabrediyordun. Kureyşliler seni ortadan kaldırmak için korkunç kararı almışlardı Fakat sen her şeyden haberdardın. Allah’ın yardımıyla müşriklere karşı galip geldin. Mekke’de müşriklerle uğraşıyordun. Sonra Medine’de uğraşmak zorunda kaldın. Miraç’ta Medine ufkundan sana zaferleri müjdeleyen nurlar beliriyordu. Medine insanı sana kucak açıyordu. Allah, Resulünü yalnız bırakmayacak, dinine sahip çıkacak. Allah’ın bu lütfunu Medineliler seve seve karşıladılar. Medine İslam’ın nurunun yayılacağı en müsait yer haline geldi. Allah Medine’yi İslam’ın güneşi için hazırlamıştı. O güneş Mekke’de doğdu fakat müşriklerden dolayı Medine ufuklarında parladı ve bütün cihanı sardı.
    Ya Resulallah! Önceden sana ve senin dinine saldırıyorlardı. Ama sen sabrediyordun. Şimdi ise senin o güzel vücuduna, senin o nurlu yüzüne saldırıyorlar. Sen sabrediyordun ama bizler sabredemiyoruz. Ey Resul, ne olur dua et tüm müslümanlara ki senin o nurlu yolundan ayrılmasınlar. Senin resmini ve karikatürünü kötü şekilde çizenler bilmiyorlar ki senin güllerden de güzel olduğunu, bilmiyorlar ki senin insanlara karşı şefkatli, merhametli biri olduğunu. Bilseler böyle bir şey yapmayı düşünmezler.
         Ya Resulallah! Ben seni görmeden iman ettim, diğer Müslüman kardeşlerimde benim gibi. Hani sen ‘‘beni görmeden benim dinime inananlar benim kardeşlerimdir” demiştin ya buna çok seviniyorum. Seninle kardeş olmak beni çok sevindiriyor.
       Ey Gönlümün Sultanı! Sen bir kere rüyama girsen, seni bir kere görsem, o nurlu yüzünü bir kere de olsa görsem, dünyalar benim olacak. İnşallah seninle cennette komşu olurum. Seninle komşu olsam bile sen benden çoook yüksek katta olacaksın. Ama olsun senin o nurlu yüzünü senin o gül kokulu tenini görsem, bir kere ayağına kapanıp, ayaklarından öpsem yeter.
                   Senin için her şeyinden vazgeçen “Kardeşin İSMAİL”
                        
                                                     
          İSMAİL TÜRKMENOĞLU

             OSMANİYE GENÇLİK EĞİTİM DERNEĞİ 

                    HZ.MUHAMMED'E MEKTUP YARIŞMASI  İKİNCİSİ  
                             
          30.03.2006